tiviPORT

TÜRKİYE'DEN İSRAİL'İ DEVRE DIŞI BIRAKAN HAMLE: IMEC ASKIDA, YENİ KORİDORLAR ÖNE ÇIKIYOR

2026.07.26 19:51 Son Güncellenme: 2026.07.26 19:55 - DÜNYA

Gazze'deki savaş ve artan güvenlik riskleri, İsrail'in merkezinde yer aldığı IMEC ticaret koridorunu fiilen durma noktasına getirdi. Türkiye, BAE, Suudi Arabistan ve Irak ise İsrail'i dışarıda bırakan yeni ulaşım ve ticaret projeleriyle bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor.

TÜRKİYE'DEN İSRAİL'İ DEVRE DIŞI BIRAKAN HAMLE: IMEC ASKIDA, YENİ KORİDORLAR ÖNE ÇIKIYOR

İsrail'in bölgesel ticaretin merkezi olma hedefiyle gündeme gelen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), Gazze'deki savaş ve artan güvenlik risklerinin gölgesinde fiilen durma noktasına geldi. Bu süreçte Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Irak'ın İsrail'i dışarıda bırakan alternatif ulaşım ve ticaret projelerine hız vermesi dikkat çekti.

IMEC PROJESİ BEKLEMEYE ALINDI

2023 G20 Zirvesi'nde duyurulan IMEC, Hindistan'dan Körfez ülkelerine, buradan da İsrail'in Hayfa Limanı üzerinden Avrupa'ya uzanacak stratejik bir ticaret koridoru olarak planlanmıştı.

Ancak Gazze'deki savaşın ardından İsrail-Suudi Arabistan normalleşme sürecinin durması ve bölgede artan güvenlik endişeleri, projenin ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlattı. Birleşik Krallık merkezli Middle East Eye'da yayımlanan analize göre IMEC resmen iptal edilmedi ancak fiilen askıya alınmış durumda.

TÜRKİYE'NİN YER ALDIĞI YENİ GÜZERGÂHLAR ÖNE ÇIKIYOR

Bölgedeki değişen dengelerle birlikte İsrail'i devre dışı bırakan yeni ticaret koridorları gündeme geliyor.

Türkiye ile Suudi Arabistan, Osmanlı döneminden kalan Hicaz Demiryolu'nun Ürdün ve Suriye üzerinden yeniden canlandırılması için haziran ayında mutabakat zaptı imzaladı. Aynı dönemde BAE de Irak ve Suriye üzerinden Körfez limanlarına uzanacak alternatif ulaşım hatları üzerinde çalışmalarını hızlandırdı.

Irak'ın geliştirdiği Kalkınma Yolu Projesi de Basra'daki Büyük Faw Limanı'nı Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlamayı hedefliyor. Böylece Körfez'den Avrupa'ya uzanan ticaret ağında İsrail'e ihtiyaç duyulmayan yeni bir güzergâh oluşturulması amaçlanıyor.

HAYFA LİMANI'NIN KAPASİTESİ TARTIŞILIYOR

Analizde, IMEC'in en önemli halkalarından biri olarak gösterilen Hayfa Limanı'nın mevcut kapasitesinin büyük ölçekli bölgesel ticaret için yeterli olmayabileceği değerlendirildi.

Limanın yıllık yaklaşık 1,5 milyon konteyner elleçleme kapasitesine sahip olduğu belirtilirken, savaş sürecinde limanlar ve enerji altyapısının füze ile insansız hava aracı saldırılarının hedefi olmasının yatırımcı güvenini de olumsuz etkilediği ifade edildi.

KARA TAŞIMACILIĞI DENİZ YOLUNUN YERİNİ DOLDURAMIYOR

Uzmanlar ise alternatif kara koridorlarının önemine rağmen deniz taşımacılığının sağladığı kapasitenin kısa vadede ikame edilmesinin mümkün olmadığı görüşünde.

Dünyanın en büyük konteyner gemilerinin tek seferde 24 bin konteyner taşıyabildiğine dikkat çekilirken, yalnızca BAE'deki Cebel Ali Limanı'nın 2024 yılında 15,5 milyon konteyner elleçlediği hatırlatıldı. Bu nedenle kara ve demir yolu projelerinin deniz taşımacılığıyla rekabet etmesinin kolay olmadığı vurgulandı.

İRAN FAKTÖRÜ ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR

Bölgesel ticaretin geleceğinde İran da belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası krizlerin enerji ve ticaret akışını doğrudan etkileyebileceği değerlendirilirken, Körfez ülkelerinin bu riski azaltmak amacıyla alternatif boru hatları ve yeni liman yatırımlarına ağırlık verdiği kaydedildi.

REKABET DEVAM EDECEK

Analizde, tüm alternatif projelere rağmen İsrail'in bölgesel denklemin tamamen dışında kalmasının kısa vadede mümkün görünmediği belirtildi. İsrail'in askerî kapasitesi ve bölgedeki stratejik etkisinin, çıkarlarına aykırı gördüğü projeleri etkileme potansiyelini koruduğu ifade edilirken, Orta Doğu'da şekillenen yeni ticaret koridorlarının geleceğinin güvenlik dengeleri ve jeopolitik rekabet tarafından belirlenmeye devam edeceği değerlendirildi.