2026.05.26 01:44 Son Güncellenme: 2026.06.02 10:37 - GÜNDEM
TİVİPORT*Milliyet gazetesinde yazdığı dönemlerde açılım süreçlerinin ve FETÖ kumpaslarının etkili bir savunucusu olan Hasan Cemal, T24'teki yazısında Özgür Özel'e destek vererek "Darbeye hayır" dedi.
Cemal, "Ankara'da Özgür Özel'le 'atanmış CHP' ve 'seçilmiş CHP' üzerine..." başlıklı yazısında Ankara'da TBMM'de CHP Grup Başkanlığı odasında Özgür Özel ile yaptıkları söyleşiden notlar aktardı. Hasan Cemal, Özgür Özel'in açıklamalarını yazdıktan sonra "Son bir kaç satırla Ankara yazımı noktalıyorum" diyerek yazısını şu ifadelerle noktaladı:
"Sivil darbeyle CHP'ye
çökenlere
yuh olsun!
Kumpasla CHP'ye
çökenlere
yuh olsun!
Her türlü darbeye
hayır hayır hayır!
Demokrasi
mücadelesine,
hak hukuk adalet
mücadelesine,
özgürlük mücadelesine
sonuna kadar
evet evet evet!
19 Mart darbesinden
sonra patlayan
demokrasi direnişi,
21 Mayıs darbesiyle
şahlanıyor.
Türkiye'de büyük bir
demokrasi ittifakının
temelleri atılıyor.
Özgür Başkan da,
demokrasi direnişinin
lideri olarak
siyaset sahnesinde
hak ettigi
yeri alıyor.
Demokrasi için, özgürlük için, hak hukuk adalet için mücadeleye, direnmeye devam!"_
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 3 etkili isminden olan Cemal Paşa'nın torunu olan Hasan Cemal, dedesinin izinden gitmek yerine özellikle 12 Eylül darbesinden sonra koyu bir Batıcılık çizgisi izledi. Hasan Cemal, Abdullah Gül ve Bülent Arınçlar varken ilk yıllarında AK Parti'yi desteklerken, Recep Tayyip Erdoğan'ın parti içindeki Batı-İsrail yakınlığındaki çizgiyi tasfiyeden sonra koyu bir Erdoğan karşıtına dönüştü.
Fetullahçı terörist-ajanların yargı-emniyet ayakları üzerinden yürüttüğü kumpas süreçlerine yoğun destek verdiği de biliniyor.
Örneğin Hasan Cemal'in Milliyet gazetesinde 23 Ekim 2008 tarihli "Ergenekon Davası, hukuk ve demokrasi sınavıdır!" başlıklı yazısında kumpasa yönelik şu övgüler yer almıştı:
_"Ergenekon Davası, bu ülke için bir demokrasi ve hukuk sınavıdır. Evet, Ergenekon'un soruşturma aşamasında yanlışlar yapılmış, aşırılıklar yaşanmıştır.
Evet, Ergenekon iddianamesi bazı bakımlardan gereksiz ayrıntılarla tıkış tıkıştır.
Evet, davanın Silivri'deki ilk günü adalete yakışmayacak keşmekeşlik içinde açılmıştır.
Bunlar elbette eleştirilecek.
Ama buradan yola çıkarak davanın özünü saptırmaya, Ergenekon'u inandırıcılıktan yoksun kılmaya çalışmak hatadır.
Çünkü, bu dava bu ülkede demokrasi ve hukuk açısından bir dönüm noktası olabilir."_
Cemal yazısında adeta ABD-AB ve NATO'ya yönelik eleştirel yaklaşıma kumpas yapılmasını meşrulaştırmaya çalıştığı dikkat çekmişti.
Cemal yine *"Ergenekon paşaları, Balyoz paşaları ve Özkök Paşa!" *başlıklı 8 Nisan 2010 tarihli yazısında yine kumpaslarda hedef alınan komutanları hedef alan Zekeriya Öz'leri haklı çıkarmaya çalışıyordu. Yazısında kumpaslarda hedef alınan komutanların KKTC başta olmak üzere milli davalardaki tutumlarını ve AB'ye karşı çıkmalarını eleştiriyordu. Cemal, FETÖ'nün hedefindeki komutanları eleştirirken Hilmi Özkök'ü övmüştü.
Ergenekon kumpasının başlangıcında 23 Ocak 2008'de Milliyet'teki köşesini kumpasta "sonuna kadar gidilmesi" taraftarlığını ortaya koymuştu:
"Ergenekon Operasyonu'nda siyasi irade şart. Hepsi kağıt üstünde kalır. Peki, bu temizliği kim yapacak? En başta yargı... Elbette güvenlik güçleri... Asker ve sivil bürokrasi... Ama ya devlete de bir yerinden bulaşmışsa bu çeteler? Yargıya da, güvenlik güçlerine de, sivil-asker bürokrasiye de sızmalar varsa... O zaman ne olacak? Temizlik nasıl yapılacak? Daha doğrusu: Sonuna kadar gidilecek mi? Bu açıdan, yakın geçmişimizdeki kötü örnekler bu soruları fazlasıyla haklı kılıyor."
Yakın zamanda kaybettiğimiz ünlü Tarihçimiz Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hasan Cemal için bir programda "Aptal o ya" ifadesini kullanmıştı.