2026.05.31 21:36 Son Güncellenme: 2026.06.02 09:46 - YAŞAM
Türkiye genelinde yılın ilk aylarında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yaz boyunca da etkisini sürdürmesi bekleniyor. TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son tahminlerine göre özellikle Ege ve Marmara'nın batı kesimlerinde sıcaklıkların uzun süre normal değerlerin üzerinde olacağını ifade etti.
TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, Türkiye'de özellikle Ege ve Marmara'nın batı kesimlerinde sıcaklıkların yaz boyunca mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin beklendiğini söyledi.
Yüksel, Türkiye'nin batısında sıcaklıkların Mayıs itibarıyla mevsim normallerinin 1-3 derece üzerinde seyrettiğini, yaz aylarında da sıcak havanın devam etmesinin beklendiğini söyledi.
Ayşegül Akıncı Yüksel, İzmir'de geçmiş yıllarda görülen 44-45 derece seviyelerindeki sıcaklıkların yeniden yaşanabileceğini, yüksek basınç sistemlerine bağlı olarak yeni sıcaklık rekorlarının oluşabileceğini söyledi.
"En Sıcak Yazlar Yaşanabilir" Uyarısı
Ayşegül Akıncı Yüksel, yüksek basınç sistemlerinin etkisiyle yeni sıcaklık rekorlarının görülebileceğini ve iklim modellerinin daha sıcak, daha kurak dönemlere işaret ettiğini belirtti. Son yıllarda sıcak hava dalgalarının giderek uzadığına dikkat çeken Yüksel, bu gelişmelerin tarihin en sıcak yaz dönemlerinden birinin yaşanabileceğine işaret ettiğini ifade etti.
Yoğun Yağışlar Kuraklık Tehlikesini Ortadan Kaldırmadı
Yılın ilk aylarında görülen yoğun yağışların meteorolojik açıdan olumlu etkiler oluşturduğunu belirten Ayşegül Akıncı Yüksel, buna rağmen yer altı su kaynaklarının aynı ölçüde beslenmediğini ifade etti. Yüksel, yağışların kuraklık riskini tamamen ortadan kaldırmadığını vurgulayarak, su kaynaklarının uzun vadeli korunması gerektiğine dikkat çekti.
Su Tasarrufu ve Verimli Kullanım Uyarısı Öne Çıkıyor
Uzmanlar, yaz aylarında yaşanabilecek su stresi riskine karşı su tasarrufunun ve yeni uygulamaların önem kazandığını vurguluyor. Şebekelerdeki su kayıplarının azaltılması, tarımda damlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması gerektiği belirtilirken, hem bireysel hem de kurumsal önlemlerin kritik rol oynadığı ifade ediliyor.