Bursa
Açık
23.8°
tiviPORT
CEYHUN BOZKURT
CEYHUN BOZKURT

KİM KİME SUFLE YAPTI? ÖZGÜR ÖZEL VE HENRİ BARKEY'İN "TESADÜFİ BULUŞMASI"

2026.07.06 03:05 Son Güncellenme: 2026.07.06 12:00

Özgür Özel'in Financial Times yazısını bir önceki yazımda ele almıştım. Gözümden kaçmış. Bu yazının yayımlanmasından bir gün sonra, 15 Temmuz 2016 sabahı Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen meşhur CIA ajanı Henri Barkey'in de aynen Özel gibi, Erdoğan'ın meşruiyetini Batı'ya sorgulatmayı amaçlayan bir yazı kaleme aldığını gördüm. Buluşmuşlar yani... Buluşma illaki yüz yüze görüşmeyle olmaz. Aynı safta buluşmak da vardır. Özgür Özel'in kaderi de Henri Barkey'le aynı safta buluşmak olmuş.

Özgür Özel'e en büyük desteklerden birinin Türk ve Türkiye düşmanı, FETÖ'cü dostu Michael Rubin isimli terör seviciden de geldiğini unutmamak gerekir. Rubin, Haziran ayı başında ABD Kongresi'nde yapılan bir toplantıda ABD'nin Özgür Özel'i desteklemesi ve Kılıçdaroğlu'nun karşısında durması gerektiğini ileri süren bir konuşma yapmıştı. Aynı toplantıda Henri Barkey de vardı ve Rubin'le benzer görüşleri paylaşmıştı.

İşte O Barkey ile Özgür Özel'in aynı safta buluşması gelişen süreçte yaşandı.

Özgür Özel'in 1 Temmuz'daki "Erdoğan'ın demokrasiye saldırısı Türkiye'nin müttefikleri için bir tehdit" başlıklı yazısında vurguları şu çerçevedeydi:

- Erdoğan'ın demokrasiye yönelik saldırısı, Türkiye'nin müttefikleri için bir tehdit teşkil ediyor.

- Konumunu sağlamlaştırmak için bugün Washington'a yöneldi. Yarın Moskova ve Pekin'e de yönelebilir.

- NATO zirvesini meşruiyet ve imaj için kullanıyor.

- Hukukun üstünlüğünün olmadığı bir Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak olamaz.

- Erdoğan zirvede "güçlü lider" görüntüsü vermeye çalışacak ancak bu tablo Türkiye'deki demokratik gerilemeyi gizliyor.

Peki yıllardır Türkiye üzerine CIA bağlantılı faaliyet yürüttüğü bilinen Henri Barkey ne yazmış?

Barkey'in yazısı derin ABD CFR'nin sitesinde yayımlandı. 2 Temmuz'da CFR'nin internet sitesinde yayımlanan yazının başlığı şu: Trump ve NATO Zirvesi Türkiye'nin Otoriter Cumhurbaşkanına Nasıl Meşruiyet Kazandırıyor?

Yazısında özetle şunu söylüyor: Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara zirvesini küresel bir güç simsarı olarak itibarını artırmak ve ülke içinde giderek artan mutlak gücünün sinyalini vermek için kullanmaya hazırlanıyor.

Yani Özgür Özel ile meşhur CIA ajanı Henri Barkey'in dili, mantığı, eleştirileri neredeyse birbirinin kopyası. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en alçak saldırılarından olan 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminde de hakkında soruşturma açılan CIA ajanı Henri Barkey neler yazmış, bakalım:

- Erdoğan için bu, zirveyi, siyasi muhalefete yönelik sert iç baskıların yaşandığı bir dönemde kendi konumunu yükseltmek için bir platform olarak kullanmak anlamına geliyor. Kendisini Avrupalılara "vazgeçilmez müttefik" ve ABD başkanına değerli bir dost olarak sunmayı amaçlıyor.

- Avrupalılar böylece özellikle dikenli bir ikilemle karşı karşıya kalıyorlar. Bir yandan, değişken bir cumhurbaşkanı tarafından terk edilip intikamcı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile karşı karşıya kalmaktan korkuyorlar. Diğer yandan, sonuçta Avrupa'nın en büyük NATO ordusuna sahip olan Türkiye'ye daha da fazla bağımlı olmak zorunda kalmaktan endişe ediyorlar. Bu seçim, iç politikada neredeyse tam bir kurumsal kontrol sağlamış, sivil toplumu ve hukukun üstünlüğünü yok etmiş bir Erdoğan'ı kabul etmeyi gerektiriyor.

- Zirve, Erdoğan'a iki büyük ödül kazandıracak. Birincisi, Trump'ın katılımıyla Erdoğan'ın dış kamuoyu nezdindeki küresel rolünün ve kendi halkı nezdindeki otokratik yönetiminin meşrulaştırılması. Günlük baskıların ötesinde, zirve öncesinde yüzlerce kişi tutuklandı, ancak ABD hükümeti, önceki hiçbir hükümetten farklı olarak, tamamen sessiz kaldı. Erdoğan hükümeti, NATO'yu muhalif gazetecilere akreditasyon vermeyi reddetmeye zorlayarak, saygın kurumu açıkça antidemokratik davranışlara ortak etti.

İkinci ödül ise meşruiyettir. Demokratik dünyayı kendisini kabul etmeye ikna ettikten sonra, küresel rolünü sürdürecek ve Türkiye'nin siyasi sistemini kendi önderliğinde yeniden şekillendirecektir.

Barkey'in yazısında görüldüğü gibi mantık, Özgür Özel'in hem Newsweek hem de Financial Times'a yazdığı yazılarla aynı...

Acaba kim kime ilham veya sufle verdi diye merak etmiyor değilim...